EMEK VE YAŞAM BAĞLARI
EMEK VE YAŞAM BAĞLARI
0 Yorum
11-10-2021

Canlılar varlıklarının devamını sürdürmek için birçok yaşam ilkesine ihtiyaç duyarlar. Bunların önem sırasına göre öncelikleri değişmektedir. Ama her canlıda çoğalma, beslenme ve korunma güdüleri doğadaki tüm canlı türlerinin devamını sağlamaktadır. Her ilke bir diğerini koşullar. Bilindiği gibi insanın toplumsallaşması onu diğer memelilerden farklılaştıran ve aklını kullanan bir varlık kılan temel nedendir.

İnsan yavrusunun oldukça savunmasız bir biçimde doğması, anne sütü dışında beslenememesi yine korunamaması, diğer canlılar gibi doğarken ne bir gagası, ne bir kanadı, ne tehlikelerden kaçacak güçlü bacakları, ne onu soğuktan ve sıcaktan koruyacak kalın, dayanıklı bir derisi ve kürkü olmaması onu uzun süre annesine muhtaç kılmıştır. Gebelik, doğurma ve emzirme süreçleri analarımızın özgün biyolojik farklılıkları bizlerin doğuşta eksik kalan yanlarımızın tamamlayıcı rolünü üstlenmişlerdir. Bu durum bizler ile annelerimiz arasında önemli bir ilişki düzeyini de doğalında geliştirmektedir. Kendisi dışında bir başka canlı varlığı sahiplenme, koruma, besleme, savunma ve kendi deneyimlerini aktarma gibi toplumsallığa yol açan duygu ve düşüncenin oluşmasını sağlamıştır. Marks; insanı insan yapanın, toplumsallaşmayı yaratanın emek olduğunu söyler. Anne ile çocuk arasındaki ilişkide ilk toplumsal emek vardır. Ama nedense ilk toplumsal emeğin kadın tarafından yaratıldığı dile gelmez. İnsan canlı doğanın bir parçası olarak görülüp, doğanın da insan gibi hissedebilen, sevebilen, duyumsayabilen, düşünebilen, sezebilen bir varlık olarak görülmesi, tabiat ana imgesini geliştirir. Bu toplumun zihniyetinin temel karakterini oluşturan belirleyici etkendir. Analarımızın bu ilk süreçlerde ortaya çıkan düşünüş ve bilinç biçimi, duygusal zeka ağırlıklıdır. Giderek yaşam deneyimlerinden sonuç çıkarması zeka biçiminin duygusallık ile analitikliği optimal bir dengeye kavuşturur. Doğal toplumda ve neolitik tarım köy toplumunda; şiddetin, savaşın, sömürünün, haksızlığın, gaspın, düşmanlığın olmamasının temel nedeni bu zihniyet yapısından ileri gelir. Toplumun ortak bilinç ve vicdanı olarak ahlaki yasalar bir topluluğun veya toplumun yaşamını düzenler. Toplumun beslenme, barınma, korunma ihtiyacını kolektif emeğe dayalı olarak eşitçe gideren ve paylaştıran yasaydı. Yunancada yasa anlamında kullanılan nomos kelimesi günümüzde toplumun diline namus olarak geçmiştir. Eko Yunanca da ev demek, nomos ise yasa demek. Evde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılayan yasa demek oluyor.

Avcılık kültüründen gelip ananın yaptığı sözleşmeler çerçevesinde topluma dahil olan ve avcılık pratiği içinde kurnazlaşan erkek, ananın toplumsal ihtiyaçlar için biriktirdiği ürünleri ve değerleri ele geçirir ve tekeline alır. Tekelcilik anlayışını geliştirir. Tekelcilik tefeciliği oraya çıkarır. Erkeğin yarattığı tekelci ve tefeci kültür, daha önceki neolitik kültür ve ahlakı büyük oranda tahrip eder ve çeşitli biçimlerde ahlaksızlığı geliştirir. Toplumun kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürettiği birikimi ele geçirir ve toplumsal düzenin adeta altını üstüne getirir. Kadın, erkeğin yuvasını ayakta tutan karşılıksız emek deposu gibidir. Geçmişin nomosu, erkek egemen sistemde erkeğin meşru bir biçimde sahibi olduğu kadının bedeni ve cinselliği olmaktadır. Başkasının dokunamayacağı, dokunması halinde yaşamların söndürüleceği en özel alandır. Dolayısıyla kadına kendisine, varlığına, duygu, düşünce ve bedenine hatta ruhuna dair geriye bir şey bırakmaz. El değiştiren bu yasaların başında ise ekonomi gelir. Adına ekonomi politiği veya iktisat bilimi denmeye başlanır.

Ekonomi politiği veya iktisat bilimi ile ev yasası ve toplumsal üretim birbirinden koparılır. Ekonomi politika ile kent yönetimleri, sonrasında ise devlet yönetimi işleri iç içe geçer. Bundan sonra ev ve toplum yasası olan ekonomi, ekonomi politiğe dönüştürülerek kent yasasına, devlet yasasına dönüştürülür. Ekonominin toplum için olan yanı kalmaz. Her şey devletin büyümesi, erkin güçlenmesi ve merkezileşmesi için kullanılır. Toplum yasası, ev yasası diye bir şey kalmaz geriye. Elde kalan tek sermaye kadının ev içi hizmette kullandığı karşılıksız emeği ve erkeğe sunmak zorunda kaldığı cinselliğidir. Adeta karın tokluğuna çalışmaya zorunlu bırakılır. Tıpkı analar ve kadınlar gibi emekçi kesimler de bu egemen erkek sınıfın zenginleşmesi için durmadan çalıştırılarak hizmete koşturulur. Kadının elinden çıkan toplumsal üretim ve ekonomi işleri, el değiştirip erkeğin tekeline geçtiğinde, büyük toplumsal düzensizlikler ve dengesizlikler gelişmeye başlar. Toplumun iç dengesi, ekolojik dengesi yani toplumsal ekolojide büyük, derin bozulmalar ortaya çıkar. Erkek evin sahibi olduğu için eskiden kadının belirlediği ev yasalarını artık kadın değil erkek oluşturmaktadır. Kadının nomosları, toplumun ve evin yaşamını eşitlikçi, adaletçi ve özgürlükçü temelde belirlerken, erkeğin namusu ise sahip olduğu kadının cinselliğine ve bedenine endeksli bir kavram olarak geliştirilir. Ev yasası olan ekonomi yani Yunancadaki eko-nomos, artık erkeğin tekelinde, mülkiyetindeki kadının cinselliğine indirgenmiş ve ‘namus’ olarak kavramlaştırılmıştır.

Nomos, büyük bir üretim ahlakı anlamını taşırken, günümüzde sadece kadın cinselliğine ve bedenine indirgenmiş olması günümüz toplumu açısından büyük ahlaki yozlaşmalara yol açmıştır. Kadın bedeni ve cinselliğini denetlemeye odaklı olan ataerkil namus anlayışı, sağlıklı bir toplumun sahip olması gereken ahlakın diğer alanlarını boş bırakmıştır. Toplum her iki cinsten oluşur. Toplumun ortak vicdanı olan ahlak mevcut haliyle toplumun ihtiyacını karşılamamaktadır. Devletin hukuk yasaları ile denetlediği alan toplumsal alandır. Ancak hukuk devletin tekelinde olan ve devletin çıkarları doğrultusunda düzenlenmiştir. Ataerkil zihniyet ve sisteminin geliştirdiği ve günümüzde geçerli olan namus anlayışı sadece devlet ve iktidarın kendisini toplumsal denetimin dışında tutması için uzmanca geliştirilmiş bir oyunudur. Tüm toplumun kadını ve erkeğinin bu oyuna gelmiş olması çok acı bir trajedidir. Haksız kazancın, emek gaspının, hırsızlığın, dolandırıcılığın, yalancılığın, sömürmenin, sindirmenin, şiddetin temel kaynağı ahlaksız bırakılan toplum gerçeğidir. Özgürlükçü bir ahlakın olduğu yerde devlet ve iktidar sisteminin kendisini yaşatması, sistemleştirmesi ve ayakta tutması mümkün değildir. Dini ideolojiler de kullanılarak bu stratejik oyun tüm topluma kabul ettirilmiştir. Ortaçağda buna direnen kadın ve erkekler, katledilmiş veya sindirilmiştir. Ortadoğu’da namus adı altında bir erkeğin özel mülkiyetine verilen kadın, Batı’da cinsel özgürlük ve seks işçiliği adı altında erkeklerin kolektif mülkiyetine verilmektedir. Bu oyun bozulmadan, bu strateji boşa çıkarılmadan toplumsal özgürlüğün sağlanması mümkün değildir. Bu nedenledir ki toplumsal özgürlüğün yolu kadın özgürlüğünden geçmektedir.

Yaşamın akışı içerisinde karşısına her an bir tabu olarak namus kanunlarının çıkmadığı bir kadın yoktur. Kadın bedenine, iradesine, duygularına, cinselliğine; evde, okulda, iş yerinde, çarşı ve sokaklarda kadına saldıran ve toplumsal tabuları ihlal eden yine erkeğin kendisidir. Bu durum erkeğin yalancılığını ortaya koymaktadır. Kendi eşini, kızını veya kendisine yakın olan kadınların bedenini ve cinselliğini ölümüne sözde koruma kavgası veren erkeğin kendisi başkasının eşine, kızına veya yakınına ters bir yaklaşım gösterebilmektedir. Bu erkek yaklaşımında ihlal sebebi kadının yaşamdaki varlığıymışçasına erkeğin eyleminin günahı ve cezası kadına ödettirilir. Yaşamdaki kadın varlığı erkeğin suç işleme potansiyeliymiş gibi ele alınır ve her durumda kadından hesap sorulur. Özgürlük arayışında olan bir toplumun veya bunun bir parçası olan bir toplumsal kesimin yanlış yönelimi ciddi sorunlara, çarpıklıklara ve en köleci bir yaşamın bile özgürlük olarak algılanmasına yol açabilecek denli büyük tehlikelere kapı aralar. Namus; onur, irade, mücadele ve dolayısıyla özgür bir yaşam felsefesi, özgür bir ahlak olarak ele alınmalı. Dolayısıyla namusu toplumsal özgürlükle, toplumun ortak özgür vicdanı ile eşdeğerde ele almalıyız. Özgürlüğün algılanışı ve tanımlanması burada önem kazanmaktadır. Toplumların bu özgürlük özlem ve arayışları ve bu temelde belli bedeller karşılığında yürüttükleri mücadeleler vardır. Toplum denirken kadını ve erkeği ile birlikte bir bütünlük kastedilmektedir. Kadını da erkeği de kendilerine ait özgürlük tanımının olması hayati önem taşımaktadır. Ahlaki değerlerden ve sınırlardan boşaltılmış bir özgürlük anlayışının yol açtığı tehlikeli sonuçların günahını bu gün tüm insanlık çekmektedir. Kendi iradi gücümüze tanım getirirken onurlu, iradeli ve bilinçli yaşamak ve başkalarına da yaşama imkanı tanımak bizler için mücadele sebebidir. Kadınların kendilerini, içinde bulunduğu toplumu bu temelde değiştirip dönüştürme mücadelesi etrafında örgütlenmesi bir ihtiyaç olarak açığa çıkmaktadır.

DERLEME

 

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

EN GÜZEL YOLDAŞLARI ANARKEN

TARİHİ 15 AĞUSTOS ATILIMI ve YARATTIĞI SONUÇLAR

ZAFERE GİDERKEN TOPLUMSAL BİRLİK ANI

MEŞRU SAVUNMA NEDİR?

15 AĞUSTOS ATILIMI KÜRDÜN ÖZGÜR TARİH YAZIMIDIR

ÖNDERLİK GERÇEKLİĞİ

15 AĞUSTOS DESTANI VE KAHRAMAN EGÎT GERÇEKLİĞİ!

ZİLAN BİR FEDAİ GELENEĞİDİR

KDP, TC’NİN SAHADAKİ FAAL KONTRA JİTEMİDİR

ÖNDERLİKSEL PARADİGMANIN ZAFERİ

KÜRT İSYANLARI VE İÇ İHANET

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMELERİNDE SAVAŞ SUÇLARI

PKK İRADELEŞEN VİCDANIN HAKİKAT KILAVUZUDUR

BARIŞ GÖRÜŞMELERİ VE TASFİYE SÜRECİ

TALİBAN - AFGANİSTAN

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ ROMA STATÜSÜ

ORTADOĞU'DA ÇÖZÜM ARARKEN

VARLIĞIMIZIN TEMİNATI TOPLUMSAL ÖZ SAVUNMA BİLİNCİDİR

ÖNDERLİK PARADİGMASI - ORTADOĞU

BİLGE ÖCALAN BİZLERİ TOPLUMSAL ÖZ SAVUNMAYA ÇAĞIRIYOR

HAKİKAT ARAYIŞI OLAN GENÇLİĞE!

YAŞANAN ŞAHADETLERİ DOĞRU ANLAMLANDIRABİLMEK

HER HAKİKAT ARAYIŞI, HAKSIZLIĞA KARŞI MÜCADELE İLE BAŞLAR

DÜNDEN BUGÜNE AÇLIK GREVLERİ

ZİMANEK

YİĞİTLİK YÜREK İŞİDİR! 

ÖZE YABANCILAŞMA VE İNSANİ DUYARLILIKLAR ÜZERİNE

KÜRT HALKINA KARŞI ULTRA FAŞİZMİN DARBE DİNAMİĞİ DEVREDEDİR

GERASİMOV DOKTRİNİ NEDİR?

OTONOM MÜCADELE-SAVAŞ DÖNEMİ

TÜRKİYE'NİN DİRİ FAŞİZM BELLEĞİ KÜRT HALKINA BİLENİYOR

PKK ÖZGÜRLEŞTİREN BİR ÖZ DİRENİŞ HAKİKATİDİR

DÜŞMAN BİLİNCİ ve DÜŞMANA ÖFKE

ULRİKE MEİNHOF: SİLAHLANMAYAN ÖLÜR, ÖLMEYENLERSE CANLI CANLI CEZAEVLERİNE GÖMÜLÜR

KLASİK SİYASAL AKIMLAR VE DEMOKRATİK TOPLUMCULUK

MAKRO TARİH OLARAK ANNALES F. BRAUDEL VE ABDULLAH ÖCALAN (1. BÖLÜM)

F. BRAUDEL  A. ÖCALAN MEKAN-ZAMAN-SÜRE KAVRAMLARI (2. BÖLÜM)

TEMSİLİ DEMOKRASİ

AFGANİSTAN: KAZANAN KİM KAYBEDEN KİM?

DERSİM'İN TESLİMİYETİ SEÇEN ÇOCUKLARI

DEĞERLER AŞINMASINI ÖZGÜR BİR RUHSAL DİRENİŞ DURDURUR

İMRALI DEMOKRATİK DİRENİŞ ÇİZGİSİ NEYİ İFADE EDİYOR

ŞEHİT CİHAN'I HATIRLAMAK

ISIS started? Turkey attacks Yezidis in Iraq

ÖZEL SAVAŞ TROLLERİNE KARŞI APOCU İDEOLOJİK REFLEKS

ATEŞKES VE ÖCALAN'I SAVUNMAK

TARİHİ TOPLUMSALLIĞIN İSYANI OLARAK HALKLAR ÖNDERİ ÖCALAN

''ADIM ABDULLAH''

AVRASYACI KLİĞİN PKK DÜŞMANLIĞINI DOĞRU KAVRAMAK

ULUS-DEVLETCİLİK VE TOPLUMCULUK

KANLI TOPRAKLARDA BARIŞI YEŞERTEN BİLGE

MİLLİYETÇİLİKTEN DEMOKRATİK ULUSÇULUĞA

DEMOKRATİK SİYASET: TARİHSEL KÖKEN -2-

DEMOKRATİK SİYASET: TARİHSEL KÖKEN -1-

PKK'NİN TASFİYESİ KONSEPTİ - ORTADOĞU

KİTLESELLEŞEN BİR ANTİFAŞİST SOKAK MÜCADELESİ SÜRECİ KARŞILAR

YEREL DEMOKRATİK YÖNETİMLER

DEVLETSİZ YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?

İKTİDAR VE GÜÇ

BİREY TOPLUM ÇELİŞKİSİ VE SÖMÜRGE KİŞİLİK GERÇEKLĞİ (1.BÖLÜM)

BİREY TOPLUM ÇELİŞKİSİ VE SÖMÜRGE KİŞİLİK GERÇEKLİĞİ (2.BÖLÜM)

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI (GİRİŞ)

ÖZGÜR YURTTAŞ HAREKETİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

KÜRTLER VE İHANET

AFGANİSTAN ÜZERİNE

BiREY TOPLUM ÇELİŞKİSİ  VE SÖMÜRGE KİŞİ  GERÇEKLİĞİ (3.BÖLÜM)

“TC JİTEMİ KDP’NİN KÜRDİSTAN DEVRİMİNİ GASP ETME PLANI”

GERÇEK AŞK NEDİR 

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI (1.BÖLÜM)

MANKURTLAŞAN TÜRK SİYASETİNİN ÇÖKÜŞÜ

KOMÜNALİTE ÜZERİNE

TÜRKİYE'DE ULUS-DEVLET VE DEMOKRATİK ULUSLAŞMA SÜRECİ -1-

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI 2.BÖLÜM

TÜRKİYE'DE ULUS-DEVLET VE DEMOKRATİK ULUSLAŞMA SÜRECİ -2-

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI (3.BÖLÜM)

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI (4.BÖLÜM)

TÜRKİYE'DE ULUS-DEVLET VE DEMOKRATİK ULUSLAŞMA SÜRECİ -3-

BAYRAK VE ÇOCUK

KUANTUM FİZİĞİNİN SİYASET BİLİMİNE UYARLANMASI (SONUÇ )

HERKESİN BİLDİĞİ 'SIR' DEĞİLDİR! 

MODERNİTENİN  BİTMEYEN PROJESİ: TALİBAN

PKK’NİN GÖRKEMLİ DEVRİM ÇAĞINDA DİRENİŞLE NEWROZLAŞMAK

DEHAKLAŞAN İLKEL MİLLİYEÇİLİK EN TEHLİKELİ İDEOLOJİDİR

ERBİL SEMALARINDA KAMİKAZE DRONE OYUNLARI

TOPLUMSAL YOZLAŞMANIN PANZEHİRİ GENÇLİK ÖNCÜLÜKLÜ DİRENİŞ ve ÖZ SAVUNMADIR! 

ÇALIŞMALARIMIZDA YANLIŞ SİYASALLAŞMALAR

MEŞRULUĞUN KAYNAĞI: AHLAKİ VE POLİTİK TOPLUM

KAPİTALİZM DÜNYANIN SONUDUR

DEMOKRATİK MODERNİTE EKSENİNDE İDEOLOJİK YERELLEŞME (1)

AHLAKİ VE POLİTİK GÖREVLER

İMRALIDA GUANTANAMO ÖZEL NATO HUKUK REJİMİ UYGULANIYOR

SANATÇI HİSSİ SAVAŞÇI HİSSİ

DEMOKRATİK MODERNİTE EKSENİNDE İDEOLOJİK YERELLEŞME (2)

IRAK SEÇİMLERİ ÜZERİNDE TÜRKİYE GÖLGESİ VE GÜNEY PARADOKSU

MUHTEŞEM YALNIZLIK VE BİZ !

AHLAKİ VE POLİTİK TOPLUM BOYUTU (DEMOKRATİK TOPLUM)

DEMOKRATİK MODERNİTE EKSENİNDE İDEOLOJİK YERELLEŞME (3)

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK (1. BÖLÜM)

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 2.BÖLÜM

HEVAL ŞÜKRÜ'YÜ  UĞURLARKEN

''SOSYALİZMİN KÜRESEL YÜKSELİŞİNDE PKK'NİN ÖNCÜLÜK ROLÜ''

SÖMÜRGE ÜRETİM TARZINDAKİ SINIF ÇELİŞKİSİNİN ANALİZİ 1.BÖLÜM

ANLAM YÜKLÜ ZAMANLARDA 'ÖZGÜR İNSAN'LA DİYALOGLAR

TARİHTEN GÜNÜMÜZE KADININ ÖZ SAVUNMASI 13.BÖLÜM

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 3.BÖLÜM

SÖMÜRGE ÜRETİM TARZINDAKİ SINIF ÇELİŞKİSİNİN ANALİZİ 2.BÖLÜM

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 4.BÖLÜM

GÜNEŞ ÜLKESİNDE DİRİLİŞİ ÖNDER APO VE ŞEHİTLER GERÇEKLEŞTİRDİ

PSİKOLOJİK SAVAŞ ÜZERİNE

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 5.BÖLÜM

“Dijital medya tasfiyeciliğinin zehirleme virüsü”

ÖNDERLİKTE YAŞAM, BİRDEVRİMCİ MÜCADELEDİR

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK (6.BÖLÜM)

PARASTİNA REWA U PARASTİNA CEWHERİ

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK (7. BÖLÜM)

KCK'DEN ULUSLARARASI TOPLUMA 'KİMYASAL SİLAH' MEKTUBU

HDP YÜZDE 15 AMA FAŞİZM VAR KİMYASAL SİLAHLAR VAR

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 8.BÖLÜM

İSYAN FAŞİZME KARŞI BİR SİVİL ANGAJMAN HAKKIDIR

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK (9.BÖLÜM)

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK (10.BÖLÜM)

AN SERKEFTİN AN SERKEFTİN PKK

DEVRİMCİ KÜLTÜR ve AHLAK 11.BÖLÜM (SON)

KATİLLERDEN HESAP SORMA ZAMANI

İLK SÖZ

3.DÜNYA SAVAŞINDAN ÇIKIŞI SAĞLATACAK TEK GÜÇ DEMOKRATİK HALK DEVRİMİDİR

FAŞİZM TOPLUMU ŞİDDETLE YÖNETMEK İSTER

DÖNEMİN GÖREVİ DEVRİMCİ HALK SAVAŞIDIR

DEVRİMCİ HALK SAVAŞI VE DEMOKRATİK SİYASET

DİRİLİŞTEN KURTULUŞA ÖZGÜRLÜK AŞKI EN TEMEL GÖREVİMİZ

“SEÇİMLERE ENDEKSLENMİŞ ÇÖZÜM BEKLENTİLERİ ÜZERİNE”

ZİHNİYET DEVRİMİ HAKİKAT DİYALOGLARINDA SAKLI

İHANETİN BEDELİ, YOK OLUŞA DOĞRU!

ÖZEL SAVAŞ; BİLİNÇLENEREK, ÖRGÜTLENEREK, DAYANIŞMA İÇERİSİNE GİREREK YENİLGİYE UĞRATILABİLİR

TÜRK DEVLETİNİN PSİKOLOJİK SAVAŞ YÖNTEMLERİ

ÜÇÜNCÜ ÖNDERLİKSEL DOĞUŞ

KÜRTLER DEMOKRATİŞLEŞMENİN ÖNCÜSÜDÜR

DEVRİMCİ EN USTA SANATKÂRDIR

9 EKİM KOMPLOSU 24’ÜNCÜ YILINA GİRERKEN

ÖZGÜRLÜKTEN KORKMAK ESARET GETİRİR

DEVRİMCİ AHLAKİ HÜMANİZMANIN SİYASİ TEMSİLİ

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA!

YURTSEVER KÜRDİSTAN HALKINA VE TÜM KAMUOYUNA

DİJİTAL MEDYADA GÜNDEM ÖNDER ÖCALAN REFERANDUMU

ACIMIZ, BİLİNCE DÖNÜŞEN EYLEMDİR

ÜÇÜNCÜ YOLU ÖRGÜTLÜ VE EYLEMLİ KILMAK

ÖNDERLİĞİMİZİN ÖZGÜRLÜĞÜ YEGANE AMAÇ VE HEDEFİMİZDİR

“DEĞERSİZLİK” AYMAZLIĞI

EMEK VE YAŞAM BAĞLARI

ÖNDERLİK ÇİZGİSİNİN BAŞARISI VE HDP

ÖNDERLİK GERÇEĞİ BÜYÜK BİR EMEK YOĞUNLAŞMASIDIR (1.BÖLÜM)

XELİFAN ŞEHİTLERİ ONURUMUZDUR

MİLİTAN DİLSİZ KONUŞANDIR

ÖNDER APO, BİR HALKIN VAROLMA TARİHİ

ÖNDERLİK GERÇEĞİ BÜYÜK BİR EMEK YOĞUNLAŞMASIDIR (2.BÖLÜM-SON)

ŞİMDİ PKK ZAMANI!

PLATFORM MEVZİDİR,TERK ETMEK SUÇTUR!

ORTADOĞU'DA SUNNİ SEÇİM BLOKLARI İNŞASI

AHLAK FELSEFESİ Mİ VİCDAN FELSEFESİ Mİ?

FAŞİST SALDIRILAR KARŞISINDA NE YAPMALIYIZ?

DEVRİMCİ HALK SAVAŞINI BÜYÜTEREK ‘ÖZGÜRLÜK ZAMANI’ HAMLESİNİ ZAFERLE TAÇLANDIRACAĞIZ

“HAKİKAT AŞKTIR AŞK ÖZGÜR YAŞAMDIR”  “Önder APO”

HAKİKAT PENCERESİNDEN KADRO

SİSTEM KARŞITI HAREKETLER

BİLİM İLE İKTİDARIN BİRLEŞTİĞİ SAHA: DEMOGRAFYA (1.BÖLÜM)

KADIN’I ARAMAK VE HAKİKATİN UMUDUNA ERİŞMEK

AİLE SORUNU VE AİLENİN DEMOKRATİKLEŞMESİNİN ÖNEMİ

ANLAMIN HAKİKAT BİLGELİĞİ

BİLİM İLE İKTİDARIN BİRLEŞTİĞİ SAHA  DEMOGRAFYA (2.BÖLÜM)

HAKİKAT PENCERESİNDEN KADRO (2.BÖLÜM)

KENDİ TOPLUMSALLIĞINI BİZZAT YARATMAYA GİRİŞEN ÖNDER APO

ÖZGÜRLÜK ZAMANI HAMLEMİZİ,ÇÖKERTME PLANI'NI ÇÖKERTMİŞTİR

TÜRK DEVLETİNE KİMYASAL SİLAH KULLANMA AYRICALIĞI

PKK VE ÖNDERLİĞİNE KURULAN NATO GLADİOSU KOMPLOSUNUN ŞİFRESİ: OLOF PALME SUİKASTI

HAKİKAT PENCERESİNDEN KADRO (3.BÖLÜM)

ARTIK SAVAŞIN KARAKTERİ DEĞİŞTİ!

KÜRDÜN TARİHİ ACILARININ DERMANIDIR PKK

HALEPÇE'DEN WERXELÊ'YE KÜRTLERİN KİMYASALLA MÜCADELESİ

RADİKAL DEMOKRASİYİ KÜRTLERDEN ÖĞRENECEĞİZ

SOYKIRIMA KARŞI YENİLMEYEN STRATEJİ

ULUSLARARASI KOMPLO VE DEM DEMA AZADİYÊ HAMLESİ

40 YILLIK MÜCADELE TARİHİNİN ZİRVESİ: ROJAVA KADIN DEVRİMİ

PKK SÖMÜRGECİLERİN BÖLDÜĞÜ KÜRDİSTAN SINIRLARINI BİRLEŞTİRİYOR

KAYALARDA KÖK SALMAKTIR GERİLLACILIK (1.BÖLÜM)

KİMYASAL SİLAHLARIN YASAKLANMASI ÖRGÜTÜ NEDEN SESSİZ?

ÖNDERLİK GERÇEĞİ VE PKK DENEYİMİ

KAYALARDA KÖK SALMAKTIR GERİLLACILIK (2.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (9.BÖLÜM)

KİMYASAL SALDIRILAR İÇİN YERİNDE İNCELEME YAPILSIN

ŞEHİT MEHMET TUNÇ

ZEHİRLİ GAZLAR VE KİMYASAL SİLAHLARIN KULLANIMI VE YASAKLANMASINA DAİR DERLEME 

109 AYDINDAN BM’YE KİMYASAL SİLAH KULLANIMI İÇİN SORUŞTURMA ÇAĞRISI

1923’TEN BERİ SÜREN HAKSIZLIĞA SON VERİN!

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (10.BÖLÜM)

PKK'NİN KURULUŞUNUN ANISINA (1.BÖLÜM)

KOMÜNAL KADIN EKONOMİ DERLEMELERİ – 1

İSYANSIZ YAŞAM KÖLE İNSANI YARATIR