Hozat: Demokrasi ittifakı tek yoldur Reklam
Hozat: Demokrasi ittifakı tek yoldur
0 Yorum
51
09-07-2021

Kürtlerle fazla yan yana görünmeyelim ya da Kürtler çok yararlanmasın anlayışının, demokrasi ittifakının gelişmesini zehirlediğini; gerçek bir demokrasi mücadelesi vereceklerse öncelikle bu zehirden kurtulmaları gerektiğini söyleyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, “Türkiye’de Sol Parti ve CHP içinde bir kesim kendisine solcuyum, sosyalistim, demokratım diyor fakat bu kalp zehirlenmesi yaşıyor. Milliyetçilik korkunç bir zehirdir. Bu zehir faşizmin temel dayanağı, doğal ittifak gücüdür. Bundan ivedilikle kurtulmak gerekiyor. Geniş bir demokrasi ittifakının önünde bu tür anlayışlar büyük engeldir. Önemle bu noktalara vurgu yapmamızın sebebi bundandır. Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen güçler demokrasi, adalet, hukuk ilkeleri üzerinden bir araya gelip mücadele yürütebilse bu faşist iktidar birkaç ay bile ayakta kalamaz. Hiçbir toplumsal mücadele yürütmeden seçimle bu iktidarı yıkarız, diyen CHP anlayışı, toplumu büyük bir aldatma içerisindedir. Toplumsal mücadele verilmeden sandık da kurulmaz. Türkiye’de demokratik seçimin olabilmesinin yolu da toplumsal mücadeleyle mümkündür” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Besê Hozat ile söyleşimizin ikinci ve son bölümü şöyle:

AKP-MHP faşizmi HDP’ye saldırılarının çıtasını yükseltmiş durumda. HDP’lilerin yargılandığı mahkeme salonu linç sloganlarıyla basılırken İzmir’de HDP İl binası bir devlet elemanının saldırısına uğradı ve HDP’li Deniz Poyraz katledildi. HDP’ye yönelik saldırılar neden ağırlaştı?

AKP-MHP faşist iktidarı ayakta kalmak için topyekun bir savaş yürütüyor. HDP’ye saldırılar topyekun yürütülen bu savaşın bir parçasıdır. Gelinen noktada AKP-MHP faşist iktidarı oldukça zayıflamış ve toplumsal desteğini kaybetmiş durumdadır. Günden güne büyük bir erimeyi yaşadığı artık tartışma götürmez bir gerçekliktir. Dış siyasetinde de oldukça sıkışmış, manevra alanı daralmıştır. ABD ile Rusya arasında son birkaç yıldır yürüttüğü denge siyaseti iflas etmiş; ABD’ye, NATO’ya teslim olmuştur. İktidarda kalmak için her türlü tavizi sunacak hale gelmiştir. Ancak dış güçlere ne kadar taviz verse de artık istediği düzeyde bir destek alamıyor. Aldığı destek kendisini ayakta tutmaya yetmiyor. Bu durumda faşizm ayakta kalmak için savaşı, baskı ve şiddeti tek geçer yol görüyor. Toplumu, demokrasi güçlerini baskı ve şiddetle sindirmeye, kontrolde tutmaya çalışıyor.

HDP, Türkiye’de gerçek manada demokratik muhalefet yapan tek güçtür. Faşist iktidar, HDP’nin varlığını kendi bitişi olarak gördüğü için amansızca saldırıyor. HDP’ye saldırılarının altında kendi bitişinden duyduğu derin korku vardır. HDP fikriyatının tüm Türkiye toplumuna yayılması ve benimsenmesi durumunda faşizmin beslendiği ve büyüdüğü zemin kuruyacaktır. Bu açıdan HDP’nin savunduğu tüm değerlere büyük bir saldırı var. HDP demokratik ulus zihniyetiyle halkların demokratik birliğini savunuyor. Kadın özgürlükçü bir toplumu savunuyor. Doğayla dostça bir yaşamı savunuyor. Hukuku, adaleti, eşitliği savunuyor. Öz yönetimlere dayalı demokratik cumhuriyeti savunuyor. HDP’nin savunduğu değerlerin hepsine AKP-MHP faşist iktidarı düşmandır, her yol ve yöntemle saldırıyor.

HDP Türkiye yönetimine ortak olabilse, Türkiye’yi yönetse Kürt ve Alevi sorunu, kadın sorunu, doğa-çevre sorunları daha birçok temel sorun demokratik temelde çözüme kavuşacaktır. AKP-MHP faşist zihniyeti, demokratikleşen bir Türkiye’de var olamayacağını biliyor. Bu nedenle Türkiye’de sorunların çözülmesini, Türkiye’nin demokratikleşmesini istemiyor. Savaştan ve kaostan beslenen bir iktidar olduğu için HDP’yi, demokrasi güçlerini sindirmeye, etkisizleştirmeye çalışıyor. Deniz Poyraz’a yapılan saldırı da bu amaçla yapılmıştır. Aslında çok sayıda HDP yöneticisi katledilmek istenmiştir. Büyük bir katliamla HDP susturulmak, demokrasi güçleri de sindirilmek istenmiştir. Böyle bir katliamın hedeflenmesi, AKP-MHP faşizminin çaresizliğini ve zayıflığını ifade etmektedir.

Deniz Poyraz’ın katili AKP-MHP faşist iktidarıdır. Tetikçi, büyük çete lideri Süleyman Soylu’nun bir elemanıdır. Bu tür katliamlarla HDP’yi tamamen sindirip mücadele edemez duruma getirmeyi hedefliyorlar ama başaramazlar. Ne saldırılar ne de HDP’yi kapatmaları istedikleri sonucu ortaya çıkarır. Kürt halkı ve demokrasi güçleri faşizmin saldırıları altında iradesini daha da güçlendirmiştir. Saldırılar karşısında çökmeyen, ayakta kalan devrimci demokratik güçler, her zaman kazanmaya yakın olmuştur. Demokrasi ve özgürlük mücadelesi bundan sonra daha da büyüyerek sürecektir.

HDP’yi kapatabilirler ancak HDP’nin paradigmasını, toplumsal ve siyasi etkisini ortadan kaldıramazlar. HDP fikriyatı toplumda mayalanmıştır. HDP, artık Türkiye’nin direnen demokrasi güçleridir. Güneş nasıl ki her sabah doğuyorsa HDP de bir güneş gibi doğmaya, toplumu aydınlatmaya ve bu temelde de direnişini yükseltmeye devam edecektir. Türkiye’yi yönetmek, Türkiye’nin yönetimine ortak olmak HDP’nin kaderinde vardır. AKP-MHP faşizminin gücü bu kaderi değiştirmeye yetmeyecektir.

AKP-MHP faşizmi çok zayıflamıştır. Saldırılarına bakarak onu güçlü sanmamak lazım. Zaten saldırılarının şiddeti, bu iktidarın ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Mezarlıktan geçenlerin korkularını gidermek için ıslık çalmalarını ifade ediyor. Zayıf olduğu, toplumsal meşruiyetini kaybettiği için saldırıyor. Öyle ki bu faşist klik ortada bir devlet sistemi de bırakmamıştır. Sadece faşist bir kliğin kuralları ve yönetimi vardır. Bilinen devlet sistemi çökmüştür. Bir mafya-çete kliği devletin yerine geçmiştir. Bu açıdan toplumsal meşruiyetini tamamen kaybetmiştir. Gerçekten güçlü bir fiske vurulsa, on binler, yüz binler sokaklara, meydanlara çıksa yerle yeksan olacaktır. Mafyalaşmış, çeteleşmiş, baştan aşağı yolsuzluğa, hırsızlığa, gasba, tecavüze, katliama, suça batmış ve toplumsal desteğini olmayan bu iktidarın toplumsal direniş karşısında dayanacak gücü yoktur.

Faşist iktidar kliği Türkiye’yi dünyanın her türlü suçunun işlendiği, her türden kötülüğün, kirliliğin yaşandığı bataklık bir ülke haline getirmiştir. Özcesi çöküş sürecine girmiş bu faşist iktidar karşısında direnen, demokratik mücadeleyi en etkili şekilde yürüten HDP’dir. HDP’nin direnişi tüm ezilenlere, halklara ve demokrasi isteyen tüm topluluklara cesaret vermektedir Tasfiye edilmek istenmesi de bu duruştan kaynaklıdır.

Deniz Poyraz’ın katledilmesiyle birlikte Kürt halkında önemli bir tepki ortaya çıktı. Türkiye’deki demokrasi güçlerinin de Deniz Poyraz’ın katledilmesine belli düzeyde bir tepkisi oldu. Kürt halkına ve demokrasi güçlerine topyekun saldırının derinleştiği bu süreçte demokrasi güçlerinin sarsıntı yaşayan AKP-MHP faşizmi karşısında demokrasi ittifakını genişletmesinin önemi nedir?

Reklam

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

Gergerlioğlu: Muhalefet acilen buluşmalı

Hozat: Demokrasi ittifakı tek yoldur